YATIRIM TEŞVİK BELGELERİNDE İNDİRİMLİ KURUMLAR VERGİSİ UYGULAMASI 7524 ve 7555 Sayılı Kanunlar Sonrası Eski ve Yeni
Rasim SEZER — S.M. Mali Müşavir & Bağımsız Denetçi
ÖZET
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun (KVK) 32/A maddesinde düzenlenen indirimli kurumlar vergisi, yatırım teşvik sisteminin en önemli vergisel destek unsurudur. Son iki yılda yapılan iki düzenleme sistemin yapısını köklü biçimde değiştirmiştir: 7524 sayılı Kanunla (RG: 02.08.2024) eklenen 32/C maddesi “Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi” katmanını kurmuş; 7555 sayılı Kanunla (RG: 24.07.2025) 32/A’da yapılan değişiklikler ve 24 Seri No.lu Genel Tebliğ, diğer faaliyet kazançlarına uygulanacak indirimi “dört hesap dönemi”, “Cumhurbaşkanınca belirlenen oran (hâlen %50)” ve “on hesap dönemi” sınırlarına bağlamıştır. Geçiş hükümleri nedeniyle eski belgelerde önceki sistem yürürlükte kalmaya devam etmektedir.
Sonuç olarak bugün aynı beyannamede KVK 32, 32/A ve 32/C ardışık uygulanmakta; 02.08.2024 ve 16.06.2025 olmak üzere iki tarih eşiği, aynı mükellefin farklı belgelerini farklı rejimlere tabi kılmaktadır. Bu çalışmada söz konusu çok katmanlı yapı, tevsi yatırımlar özelinde ve uygulamaya dönük olarak ele alınmaktadır.
Anahtar Kelimeler: İndirimli kurumlar vergisi · tevsi yatırım · KVK 32/A · KVK 32/C · yatırıma katkı tutarı · hak edilen katkı · diğer faaliyet kazançları · asgari kurumlar vergisi · oranlama yöntemi · geçiş hükümleri.
KVK’nın 32. maddesi genel kurumlar vergisi oranını (ve halka arz, ihracat, üretim kazançları için puan indirimlerini) düzenlerken; 32/A maddesi, yatırım teşvik belgesine (YTB) bağlanan yatırımlara özgü istisnai bir vergileme rejimi kurar. Bu iki madde aynı konuyu düzenlememektedir.
32/A’nın ikinci fıkrasındaki tanıma göre yatırıma katkı tutarı, “indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarı” dır. Dolayısıyla sistem, bir vergi istisnası veya muafiyeti değil; yatırım maliyetinin bir bölümünün, tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla kamu tarafından finanse edilmesidir. Ekonomik olarak doğrudan hibeden farkı, ödemenin nakit yerine alınmayan vergi biçiminde yapılmasıdır.
Bu nedenle sistemin merkezinde vergi oranı değil, yatırıma katkı tutarı bulunur. Uygulamadaki hataların önemli bölümü, teşvikin “düşük oranlı kurumlar vergisi” olarak algılanmasından kaynaklanmaktadır.
a) Yatırım Teşvik Belgesi. Teşvikin hukuki dayanağıdır; belgesiz yatırımda 32/A uygulanamaz. Belgenin tarihi, bugün uygulanacak rejimi belirleyen kritik nirengi noktasıdır.
b) Yatırıma Katkı Oranı. Yatırım tutarının hangi kısmının kamuca karşılanacağını gösterir. Uygulamada sıkça vergi indirim oranı ile karıştırılır; oysa katkı oranı ne kadar destek verileceğini, vergi indirim oranı bu desteğin hangi hızla kullanılacağını belirler.
c) Toplam Yatırıma Katkı Tutarı. Belgedeki yatırım tutarı × katkı oranı. Devletin üstlendiği azami destektir. 7555 öncesi sistemde esas ölçüt budur.
d) Hak Edilen Yatırıma Katkı Tutarı. İlgili döneme kadar fiilen gerçekleştirilen harcamalara bağlı oluşan tutardır (kümülatif harcama × katkı oranı). 7555 sonrası sistemin merkezine bu kavram yerleşmiştir.
e) Kalan / Devreden Katkı. Kullanılan katkı düşüldükten sonra kalan haktır ve her belge için ayrı izlenmelidir.
Rejimler arasındaki temel fark: 7555 öncesi sistem toplam yatırıma katkı tutarı üzerinden yürür; sınırlar (i) toplam katkı − önceki dönemlerde kullanılan katkı ve (ii) o ana kadar gerçekleşen yatırım harcamasıdır. 7555 sonrası sistemde ise hak edilen yatırıma katkı tutarı esas alınır; buna dört hesap dönemi, CBK oranıyla belirlenen havuz ve on hesap dönemi sınırları eklenir.
| Başlık | Sorular |
| Belge | Belge tarihi? Başvuru tarihi? Revize edilmiş mi (tarih ve tutar)? Süre uzatımı var mı? |
| Yatırım | Komple yeni / tevsi / modernizasyon? Fiilen tamamlandı mı? Kısmen işletmeye alındı mı? |
| Rejim | 02.08.2024 öncesi/sonrası (AKV)? 16.06.2025 öncesi/sonrası başvuru (7555)? |
| Katkı | Toplam katkı, hak edilen katkı, kullanılmış katkı, kalan katkı? |
Komple yeni yatırım sıfırdan kurulan, mevcut tesisle entegrasyonu bulunmayan bağımsız bir üretim yapısıdır. Gelir ve giderleri ayrı hesaplarda izlenebildiğinden, işletmeye geçişte o tesisin kazancına doğrudan indirimli oran uygulanır; ek bir dağıtıma gerek kalmaz.
Tevsi yatırım ise mevcut tesise ilave kapasite kazandıran, aynı üretim sürecine entegre yatırımdır. Yeni makineler ile eskiler aynı çatı altında, aynı hammadde ve işgücüyle üretim yapar; enerji, yönetim, kira ve amortisman gibi giderler ortaktır. Kazancın muhasebe kayıtlarından ayrıştırılması çoğu kez imkânsız olduğundan Kanun, tevsi yatırımlara özgü oranlama yöntemini öngörmüştür. Bu yöntem 7555 değişikliklerinden etkilenmemiştir.
Yatırıma İsabet Eden Kazanç = Ticari Bilanço Kârı × (Tevsi Yatırım Tutarı ÷ Dönem Sonu Brüt Sabit Kıymet Toplamı)
Kanun burada yatırım harcamasını değil, yatırım kazancını düzenlemektedir. Oranlama; yatırım harcamasını belirleyen, hak edilen katkıyı hesaplayan veya yatırımın her aşamasında uygulanacak genel bir yöntem değildir. Toplam ticari kazanç içindeki yatırım kazancını bulmaya yarayan bir dağıtım anahtarıdır.
Yatırım döneminde oranlama yapılmaz. Kanunda bu yönde bir hüküm yoktur; Gelir İdaresi özelgelerinde de oranlama yatırım kazancının tespiti amacıyla kullanılmaktadır. Gerekçe açıktır: yatırım henüz gelir üretmiyorsa yatırım kazancı da yoktur; kazanç bulunmayan yerde kazancın oranlanması mümkün değildir. Ayrıca hak edilen katkı, harcamalara bağlı olarak zaten ayrıca hesaplanmaktadır. Üretime geçilmemiş dönemde elde edilen kazancın tamamı “diğer faaliyet kazancı” niteliğindedir.
İki aşamalı yaklaşım. Oranlama işlemi ticari bilanço kârı üzerinden yapılır; amaç, ekonomik faaliyetten doğan kazancın ne kadarının yeni yatırımdan kaynaklandığını bulmaktır (KKEG ve istisnalar bu aşamada dikkate alınmaz). Bulunan yatırım kazancı, beyannamedeki mali kâr ile ilişkilendirilir ve indirimli oran bu aşamada uygulanır. Bu iki aşamanın karıştırılması, en sık rastlanan hesaplama hatasıdır.
Pay (tevsi yatırım tutarı). Belgede yazılı tutar ile o yıl sonuna kadar gerçekleşen revize artışlarıdır. Tamamlama vizesi alınmamışsa fiilen gerçekleştirilen harcamalar esas alınır; belgedeki toplam taahhüt tutarı değil.
Payda (brüt sabit kıymet toplamı). İşletmenin tüm amortismana tabi iktisadi kıymetlerinin brüt değerleri toplamıdır: arsa ve araziler, binalar, eski makineler, taşıtlar, demirbaşlar. Birikmiş amortismanlar düşülmez. Paydanın büyüklüğü oranı doğrudan etkilediğinden, sabit kıymet listesinin dönem sonu itibarıyla eksiksiz çıkarılması kritiktir.
Yeniden değerleme etkisi. VUK mükerrer 298/Ç kapsamındaki değerleme paydayı büyütür, katsayıyı düşürür ve indirimli matrahı azaltır. Yatırım harcamasını artırmaz; yalnızca kazanç payını küçültür.
Sayısal örnek:
Dönem sonu brüt sabit kıymet 10.000.000 TL, tevsi yatırım tutarı 5.650.000 TL → tevsi oranı %56,5. Ticari bilanço kârı 500.000 TL ise yatırıma isabet eden kazanç 282.500 TL (indirimli orana tabi); kalan 217.500 TL’ye genel oran veya —şartları varsa— diğer faaliyet hükümleri uygulanır.
KVK 32/A: “Yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren…” — Kanun, yatırım kazancına indirimli verginin uygulanmaya başlayacağı tarihi belirler ve yatırımın ekonomik olarak işletmeye alınmasını esas alır.
10 Seri No.lu Tebliğ: Yatırım dönemi, yatırıma fiilen başlanılan tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin başından, tamamlama vizesi için Bakanlığa müracaat edilen tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin son gününe kadar geçen süredir. Bu tanım idari süreci esas alır ve diğer faaliyet kazançlarına uygulanacak indirimin hangi tarihte sona ereceğini belirler.
İki düzenleme çelişmez; farklı sorulara cevap verir. Bu ayrım yapılmadığı için uygulamada tereddütler doğmaktadır.
Eski rejimde bu, olağan bir sonuçtur.
Örnek. YTB kapsamında üç üretim hattı kuran işletmede birinci hat 2026 Temmuz’da üretime başlamış; ikinci ve üçüncü hatların montajı ile belge kapsamındaki makine alımları sürmektedir. – Yeni hattın kazancı 32/A kapsamında indirimli orana tabidir (işletme dönemi başlamıştır); kazanç ayrı izlenemiyorsa oranlama uygulanır. – Tamamlama vizesi başvurusu yapılmadığından yatırım dönemi de devam etmektedir; eski rejim ve CBK şartları dâhilinde diğer faaliyet kazançlarına da indirim uygulanabilir.
Uygulamadaki en yaygın hata, bu iki dönemin birbirini dışladığı varsayımıdır. Tevsi yatırımlarda ikili durum doğaldır.
Bir yatırımın kısmen üretime başlaması, gelir üretmeye başladığını gösterir; tamamlandığını göstermez. Dört hattan biri faaliyete geçmiş, üçü montajdaysa yatırım tamamlanmamıştır.
Eski rejimde diğer faaliyet kazançlarına indirim uygulanabilmesinin kümülatif koşulları: (i) hak edilen katkının tamamının henüz kullanılmamış olması, (ii) yatırımın fiilen devam etmesi, (iii) tamamlanma tarihinin geçilmemiş olması.
Tamamlama vizesi, yatırımı tamamlayan değil, tamamlanmış yatırımı tescil eden idari işlemdir. Bu nedenle vize tarihi ile fiilî tamamlanma tarihi örtüşmeyebilir:
Yatırım döneminin bittiğinin tespitinde tek başına ilk üretim, ilk satış, ilk fatura, ilk amortisman veya vize başvurusu yeterli değildir. Belge kapsamındaki tüm unsurların işletmeye alınıp alınmadığı; muhasebe kayıtları, sabit kıymet listeleri, hakedişler ve teknik raporlarla birlikte değerlendirilmelidir. Vergi incelemelerinde bu değerlendirmenin belgelenmesi ihtilafları önler.
⚠ Kritik kural. Eski rejimde dahi, yatırım fiilen tamamlandıktan sonra diğer faaliyet kazançlarına indirim uygulanamaz. Bu tarihten sonra yalnızca oranlama ile bulunan yatırıma isabet eden kazanç indirimli orandan yararlanır.
Yatırım dönemi boyunca diğer faaliyet kazançlarına indirim uygulanabilir. Sınırlar:
Zaman sınırı bulunmadığından, yatırımını uzun sürede tamamlayan mükellef daha uzun süre yararlanabilmiş; bu yapı teşviki fiilen açık uçlu hâle getirmiştir.
7555 sayılı Kanunla değişik KVK 32/A-3-(c) bendi özetle; “…hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben, toplam yatırıma katkı tutarının Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen oranını ve hak edilen yatırıma katkı tutarını geçmemek üzere; indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil dördüncü hesap döneminin sonuna kadar kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulatmaya…” şeklindedir. Tek cümlede dört sınırlama vardır:
Buna ek olarak, indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil olmak üzere en fazla on hesap dönemlik genel üst sınır getirilmiştir. İlk hesap döneminin belirlenmesinde fiilî kullanım değil, indirim hakkından yararlanılabilecek matrahın ilk kez oluştuğu dönem esas alınır. Bu sürenin dolmasıyla hem yatırım kazancına hem de diğer faaliyet kazancına yönelik indirimli kurumlar vergisi uygulaması sona erer.
24 Seri No.lu Tebliğde, kazanç bulunmasına rağmen yararlanılmayan yatırıma katkı tutarlarının müteakip dönemlerde dikkate alınamayacağı; başka bir ifadeyle, ilgili hesap döneminde faydalanma imkânı mevcut olduğu hâlde kullanılmayan katkının sonraki döneme taşınamayacağı açıklanmıştır. Bu düzenleme, hak edilmiş bütün katkının dönem sonunda kendiliğinden ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır.
Ayırım şu şekilde yapılmalıdır: Dönemde indirimli kurumlar vergisi uygulanabilecek yeterli kazanç/matrah bulunmasına rağmen mükellefin kullanmadığı katkı “kayıp katkı” niteliği kazanır ve sonraki dönemde kullanılamaz. Buna karşılık, dönem matrahının yetersizliği nedeniyle fiilen yararlanılamayan; ancak hak edilmiş bulunan katkı, dört hesap dönemlik süre ile toplam %50 havuz sınırı içinde kalmak şartıyla izleyen dönemlerde dikkate alınabilir.
Örneğin, bir hesap döneminde 75 milyon TL hak edilen yatırıma katkı tutarı bulunmasına rağmen mevcut matrah nedeniyle yalnızca 22,9 milyon TL katkı kullanılabiliyorsa, kalan 52,1 milyon TL sırf o yıl kullanılamadığı için yanmaz; sonraki yıllarda dört yıllık süre ve %50 havuz içinde kullanılabilir. Buna karşılık, aynı dönemde yeterli matrah bulunduğu hâlde mükellefin tercihen daha düşük tutarda indirim uygulaması durumunda kullanılmayan kısım sonraki döneme taşınamaz.
Kanundaki “toplam yatırıma katkı tutarının CBK ile belirlenen oranını … geçmemek üzere” ifadesi iki yoruma elverişlidir:
Uygulama güvenliği bakımından Tebliğdeki yaklaşım esas alınmalıdır. Bununla birlikte kanaatimizce Kanun lafzı, Tebliğde benimsenen “dört yıllık toplam %50 havuz” yorumunu açık ve tartışmasız biçimde zorunlu kılmamaktadır. Bu nedenle yüksek tutarlı dosyalarda, somut olayın özelliklerine göre ihtirazi kayıtla beyan ve yargı yolunun açık tutulması ayrıca değerlendirilebilir.
16.06.2025’ten önce başvurusu yapılmış (ve reddedilmemiş) belgeler bakımından dört dönem, on dönem ve %50 havuz sınırları uygulanmaz; bu belgeler eski 32/A rejimine tabi olmaya devam eder. Buna karşılık bu tarihten sonra yatırım tutarı artırılan eski belgelerde yalnızca ilave tutardan doğan katkı yeni rejime tabi olur; orijinal tutar eski rejimde kalır. Bu oransal ayrıştırma, fiilen çifte kayıt tutulmasını gerektirir.
Tablo 1. Diğer Faaliyet Kazançları — Eski ve Yeni Rejim
| Kriter | Eski Rejim | Yeni Rejim (7555) |
| Esas kavram | Toplam yatırıma katkı tutarı | Hak edilen yatırıma katkı tutarı |
| Süre sınırı | Yatırım dönemi boyunca | İlk kullanımdan itibaren 4 hesap dönemi |
| Miktar sınırı | Toplam katkı − kullanılan ve gerçekleşen harcama | Hak edilen katkı ve toplam katkının %50’si (havuz) |
| Genel üst sınır | Yok | 10 hesap dönemi |
| Dönem ayrımı | Yatırım dönemiyle sınırlı | Yatırım/işletme dönemi ayrımı önemsiz |
| Sonlandırıcı kriter | Yatırımın fiilî tamamlanması | Süre veya havuz bitişi (hangisi önce) |
| Kapsam | 16.06.2025 öncesi başvurular | 16.06.2025 sonrası başvurular |
7555 sonrası rejimde, teşvik belgesindeki başlangıç yatırım tutarının fiilî harcamalar nedeniyle sonradan artırılması ayrı izleme gerektirir. Fiilen yapılan harcamanın belge tutarını aşması, tek başına ilave yatırıma katkı hakkını doğurmaz; ilave tutarın belge revizesiyle teşvik kapsamına alınması gerekir. Revize sonrasında ilave yatırım tutarına isabet eden hak edilen yatırıma katkı tutarı ayrıca hesaplanır.
Dr. Soner Ülgen tarafından 7555 rejimine tabi bir belge için oluşturulan sayısal örnekte; 900 milyon TL başlangıç yatırım tutarının fiilî harcamalar sonucunda 1,075 milyar TL’ye ulaşması üzerine, %50 katkı oranıyla 87,5 milyon TL ilave katkının revize belge sonrasında dikkate alınabileceği kabul edilmektedir. Örnekte ayrıca, revize işleminin dört yıllık süre içinde tamamlanması hâlinde ilave katkının da diğer faaliyet kazançları kanalında -hak edilen katkı, %50 havuz ve kalan süre sınırları çerçevesinde- kullanılabileceği; dört yıllık süreden sonra yapılan revizenin ise diğer faaliyet kazançları kanalını yeniden açmayacağı ve ilave katkının yalnızca yatırım kazançları üzerinden kullanılabileceği yaklaşımı benimsenmiştir.
Değerlendirmemiz: Bu yaklaşım 7555 sonrası sistemin süre ve hak edilen katkı mantığıyla uyumludur. Ancak revize yatırım tutarının dört yıllık süre içindeki/sonrasındaki kullanımına ilişkin bu ayrım, Kanun ve 24 Seri No.lu Tebliğde bu açıklıkta özel bir örnekle düzenlenmiş değildir. Bu nedenle uygulamada belge revize tarihi, revize tutarın niteliği ve Bakanlık kayıtları belge bazında ayrıca tevsik edilmeli; yüksek tutarlı işlemlerde ihtiyatlı yorum tercih edilmelidir.
7524 sayılı Kanunun 36. maddesiyle eklenen 32/C’ye göre; 32 ve 32/A hükümleri dikkate alınarak hesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az olamaz. “İndirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancı”, ticari bilanço kârına KKEG’nin eklenmesiyle bulunan tutardır.
Yürürlük. AKV, 2025 hesap dönemi kazançlarına uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir (ilk beyan: 2025/1. geçici vergi). 2024 ve önceki dönemler AKV’ ye tabi değildir. Özel hesap dönemi kullananlarda 2025 takvim yılında başlayan dönem esas alınır. Ayrıca ilk defa faaliyete başlayan kurumlara, faaliyete başlanılan dönemden itibaren üç hesap dönemi boyunca bu madde uygulanmaz (32/C-5).
AKV, teşvikleri kaldıran değil; hesaplanan verginin belirli bir tabanın altına düşmesini önleyen ikinci bir kontrol mekanizmasıdır. Sıralama önemlidir: önce 32 ve 32/A uygulanır, sonra asgari vergi hesaplanır ve iki tutar karşılaştırılır.
Matrah, ticari bilanço kârına KKEG eklendikten sonra yalnızca belirli istisna ve indirimlerin düşülmesiyle bulunur.
Matrahtan düşülebilen (kapsam dışı) istisna ve indirimler: iştirak kazançları istisnası (5/1-a); emisyon primi (5/1-ç); yatırım fon ve ortaklıklarının portföy işletmeciliği kazancı — taşınmaz kazançları hariç (5/1-d); risturn (5/1-i); sat-kirala-geri al (5/1-j); varlık kiralama (5/1-k); serbest bölge kazançları (3218 s.K.); teknoloji geliştirme bölgeleri kazançları (4691 s.K.); Ar-Ge ve tasarım indirimi (5746 s.K.; 10/1-a); girişim sermayesi fonu (10/1-g); korumalı işyeri indirimi (10/1-h); Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden doğan kazançlar.
Matrahtan düşülemeyen (kapsama giren) istisna ve indirimler: taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazancı (5/1-e); yurt dışı iştirak ve şube kazançları (5/1-b, c, g); yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmet kazançları (5/1-h); eğitim ve öğretim işletmeleri kazancı (5/1-ı); sınai mülkiyet hakları kazancı (5/B); kur korumalı mevduat kazançları (Geçici 14); nakdi sermaye artışı faiz indirimi (10/1-ı); sponsorluk, bağış ve yardımlar (10/1-b, c, ç, d, e, f); yurt dışına verilen yazılım, mühendislik, eğitim ve sağlık hizmetleri indirimi (10/1-ğ). Bu unsurlar normal matrahı sıfırlasa dahi asgari vergi matrahından düşülemez.
Geçmiş yıl zararları. Tebliğ bunların asgari vergi matrahından düşülmeyeceğini öngörmüş; ancak Danıştay 3. Dairesi ilgili Tebliğ bölümlerinin yürütmesini durdurmuştur. Geçmiş yıl zararı bulunan mükelleflerde güncel yargı kararları izlenmeli, gerekirse ihtirazi kayıtla beyan yolu kullanılmalıdır.
(a) KVK 32’nin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca (halka arz 2 puan, ihracat 5 puan, üretim 1 puan) alınmayan vergi — belgenin tarihinden bağımsız olarak indirilir.
(b) 02.08.2024 tarihinden önce alınmış teşvik belgelerindeki katkı tutarlarının kullanılması nedeniyle 32/A uyarınca alınmayan vergi.
Ödenecek Asgari KV = [(Ticari Bilanço Kârı + KKEG) − Kapsam Dışı İstisna ve İndirimler] × %10 − Alınmayan Vergiler
Son adımda hesaplanan KV ile ödenecek asgari KV karşılaştırılır; yüksek olan tarhiyata esas alınır. Geçici vergi ve tevkifat suretiyle ödenen vergiler ayrıca mahsup edilir.
02.08.2024 öncesi belgeler — korumalı rejim. 32/A nedeniyle alınmayan vergi asgari vergiden indirildiğinden, eski belge sahibi yatırımcı asgari vergi engeline takılmaz. Genel oran %25 iken asgari oran %10 olduğundan, vazgeçilen verginin mahsubu hâlinde asgari vergi eski belgelerde fiilen bağlayıcı olmamaktadır.
02.08.2024 (bu tarih dahil) sonrası belgeler — kısıtlı rejim. 32/A nedeniyle alınmayan vergi asgari vergiden indirilemez; hesaplanan vergi barajın altına düşerse aradaki fark ödenir. Bununla birlikte AKV, yatırıma katkı hakkını ortadan kaldırmaz; yalnızca ilgili dönemde elde edilecek fiilî avantajı azaltır. Bu nedenle yeni belgelerde yalnızca katkı tutarı değil, asgari verginin dönemsel etkisi de planlanmalıdır.
Sayısal örnek. Ticari bilanço kârı 9.500.000 TL + KKEG 500.000 TL = kurum kazancı 10.000.000 TL. YTB kapsamında 9.000.000 TL matraha indirimli oran (vergi indirim oranı %80 → efektif %5), kalan 1.000.000 TL genel orana (%25) tabidir.
| Kalem | 02.08.2024 öncesi belge | 02.08.2024 sonrası belge |
| İndirimli KV (9.000.000 × %5) | 450.000 | 450.000 |
| Genel orana tabi kazanç (1.000.000 × %25) | 250.000 | 250.000 |
| Hesaplanan Kurumlar Vergisi | 700.000 | 700.000 |
| Tahsilinden vazgeçilen vergi (TVV) | 1.800.000 | 1.800.000 |
| Asgari KV (10.000.000 × %10) | 1.000.000 | 1.000.000 |
| TVV’ nin asgari vergiden mahsubu | −1.800.000 | mahsup edilemez |
| Ödenmesi gereken kurumlar vergisi | 700.000 | 1.000.000 |
Eski belgede asgari vergi hiç ilave yük doğurmazken, yeni belgede 300.000 TL ilave vergi çıkmaktadır. Kurumun ihracat veya üretim kazancı bulunması hâlinde, 32. madde puan indirimlerinden doğan alınmayan vergi her iki durumda da asgari vergiden indirilir.
23 Seri No.lu Tebliğ uyarınca, asgari vergiden indirilecek katkının tespitinde 02.08.2024 tarihinde belgede kayıtlı yatırım tutarı esas alınır; sonraki revizelerle oluşan artışlar hesaba dahil edilmez. Dolayısıyla eski belge tamamen değil, yalnızca eşik tarihindeki tutar ölçüsünde korunur; uygulamada oransal ayrıştırma gerekir.
Örnek. Eşik öncesi belgedeki yatırım tutarı 10.000.000 TL, katkı oranı %30 (katkı 3.000.000 TL). Belge sonradan revize edilip tutar 15.000.000 TL’ye çıkarılmıştır. Orijinal 10.000.000 TL’ye isabet eden indirimli vergi asgari vergiden mahsup edilebilir; sonradan eklenen 5.000.000 TL’ye (1.500.000 TL katkıya) isabet eden kısım için koruma uygulanmaz.
Süre uzatımı, belgenin özünü, yatırımın kapsamını veya taahhüt edilen katkı tutarını değiştirmez; yalnızca ek zaman tanır. Bu nedenle belgenin “eski belge” niteliğini bozmaz ve mahsup hakkı devam eder.
| 02.08.2024 sonrası işlem | Mahsup hakkı sürer mi? | Gerekçe |
| Süre uzatımı | EVET | Toplam maliyeti ve orijinal hakkı değiştirmez. |
| Tutar artışı (revize) | HAYIR (yalnızca eklenen kısım için) | Eklenen bütçe, yürürlük tarihinden sonraki ekonomik büyüklük sayılır. |
Not: Kanun hükmü belge tarihini esas almışken, korumanın Tebliğ yoluyla —yatırım bütünlüğü kapsamındaki artışları da kapsayacak şekilde— daraltılması kanunilik ilkesi bakımından tartışmaya açıktır.
Tablo 2. AKV ve Yatırım Teşvik Belgesi İlişkisi
| Belge durumu | 32/A alınmayan verginin AKV ile ilişkisi | Sonuç |
| 02.08.2024 öncesi | AKV’den mahsup edilir | Teşvik fiilen tam kullanılır |
| 02.08.2024 sonrası | Mahsup edilemez | AKV barajı avantajı kısıtlar |
| Eski belge, revize | Yalnızca eşik tarihindeki tutara isabet eden kısım korunur | Oransal ayrıştırma zorunlu |
| Eski belge, süre uzatımı | Koruma devam eder | Belge niteliği bozulmaz |
| KVK 32 + 32/A birlikte | Alınmayan verginin tamamı indirilir | Üretici/ihracatçı için güvence |
Bu üç madde birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.
23 Seri No.lu Tebliğ, aynı kazanç üzerinde her ikisinin uygulanabileceğini kabul eder; ancak hesaplama sıralıdır: önce 32. madde kapsamındaki 1 veya 5 puanlık indirim dikkate alınır (üretim kazancında oran %24’e, ihracat kazancında %20’ye iner); ardından bu indirilmiş orana teşvik belgesindeki vergi indirim oranı uygulanır. Burada mükerrer indirim değil, birbirini tamamlayan iki teşvik vardır. Aynı kazanca uygulandığında, indirimli oran uygulamaları dolayısıyla alınmayan vergilerin tamamı asgari vergiden indirilebilir.
Uygulama notu. Sanayi sicil belgesine sahip kurumlarda 1 puanlık indirim oranı %24’e çekse dahi, belge 02.08.2024 sonrası alınmışsa asgari vergi tabanı devreye girmekte ve fiilen yararlanılabilecek avantaj daralmaktadır. Dolayısıyla 32. madde indirimleri ile teşvik belgesinin sağladığı avantaj esas olarak 02.08.2024 öncesi belgelerde anlamlı sonuç vermektedir.
Enflasyon düzeltmesi yapılmayan dönemlerde amortismana tabi iktisadi kıymetlerin maliyet bedelleri ve birikmiş amortismanları yeniden değerleme oranında artırılır; değer artışı pasifte özel fonda izlenir. Bu işlem yatırım harcamasını artırmaz, belgedeki yatırım tutarını ve toplam katkı tutarını değiştirmez. Mevcut yatırımın muhasebe değerini artırır, yatırımın kendisini değil.
Tevsi yatırımlarda dolaylı etkisi vardır: oranlama formülünün paydası büyür, pay çoğunlukla sabit kaldığından katsayı küçülür ve indirimli matrah azalır. Bu alanda açık bir yasal düzenleme veya yerleşik idari görüş bulunmadığından, değerleme kararı alınmadan önce oranlama üzerindeki etkinin hesaplanması ve ihtiyatlı davranılması yerinde olur.
Yatırımın tamamlanması şartıyla, kullanılmayan katkı tutarı, yatırımın tamamlandığı dönemi izleyen yıllarda VUK yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır. Burada değerlenen unsur makine değil, kullanılmamış vergisel teşvik hakkıdır. Şartlar: (i) yatırımın tamamlanmış olması, (ii) kullanılmamış katkı bulunması, (iii) bu katkının henüz tüketilmemiş olması. Yatırım devam ederken hak edilen katkının endekslenmesi söz konusu değildir.
Tablo 3. İki Yeniden Değerleme Müessesesi
| Konu | VUK Mükerrer 298/Ç | KVK 32/A-2 |
| Konusu | Amortismana tabi iktisadi kıymetler | Devreden yatırıma katkı tutarı |
| Değerlenen unsur | Makine ve teçhizat | Kullanılmamış vergi avantajı (hak) |
| Sonucu | Amortisman artışı, bilanço değerinin güncellenmesi | Katkının reel değerinin korunması |
| Şartı | VUK hükümlerinin sağlanması | Yatırımın tamamlanmış olması |
| Teşvike etkisi | Tevsi oranını düşürür (matrahı azaltır) | Kullanılabilir katkıyı artırır |
“Yatırımın tamamlanması” kavramı Kanun düzeyinde tanımlı değildir. Kanun kısmen veya tamamen işletmeye alınmayı indirimin başlangıcı sayarken, 10 Seri No.lu Tebliğ yatırım dönemini tamamlama vizesi başvurusuna bağlamıştır. “Üretime başlanmış ancak belge kapatılmamış” yatırımlarda yatırım döneminin sürüp sürmediği, eski rejim belgelerinde en sık ihtilaf konusudur; bu hususun Kanun düzeyinde tanımlanması hukuki belirlilik açısından gereklidir.
Oranlama yöntemi yeterince açıklanmamıştır. Hangi bilanço değerlerinin esas alınacağı, yeniden değerleme ve enflasyon düzeltmesinin etkisi, kademeli işletmeye alma hâlinde yöntemin nasıl uygulanacağı düzenlenmemiştir. Yalnızca bu konuya ilişkin bir Tebliğ veya Sirküler, uygulama birliğini önemli ölçüde sağlayacaktır.
Çoklu rejim karmaşası. Aynı mükellefin 2023 tarihli belgesi ile 2025 tarihli ilave belgesi bulunabilmekte; aynı beyannamede eski 32/A rejimi, yeni 32/A rejimi, KVK 32 ve KVK 32/C birlikte uygulanmaktadır. Revize harcamaların oransal ayrıştırılması, havuzun ve dört dönem sınırının izlenmesi, belge bazında ayrı takip zorunluluğu doğurmaktadır.
Dört dönem sınırında “kayıp yıl” ve “kayıp katkı” ayrımı. Yeni rejimde dört ve on yıllık sürelerin başlangıcı, indirim hakkından yararlanılabilecek matrahın ilk kez oluştuğu hesap dönemine bağlanmıştır. Dolayısıyla hiç yararlanılabilir matrah bulunmayan bir dönem kural olarak süreyi başlatmaz. Buna karşılık süre başladıktan sonra hesap dönemleri takvimsel olarak işler; ayrıca kazanç ve yararlanma imkânı bulunduğu hâlde kullanılmayan katkı sonraki dönemlere taşınamaz. Matrah yetersizliği sebebiyle kullanılamayan hak edilmiş katkının ise dört yıllık süre ve toplam %50 havuz içinde sonraki dönemlerde kullanılabilmesi mümkündür. Bu ayrımın belge bazında kayıtlarla izlenmesi önem taşımaktadır.
Asgari verginin ekonomik etkisi. AKV, teşvik sistemini hukuken kaldırmamakla birlikte, 02.08.2024 sonrası belgelerde avantajın mahsup edilememesi; uzun geri dönüş süreli, büyük ölçekli ve yüksek katkı oranlı projelerde yatırımın net bugünkü değerini doğrudan etkilemektedir.
2024 ve 2025 düzenlemeleriyle indirimli kurumlar vergisi; KVK 32 (faaliyet teşviki), KVK 32/A (yatırım teşviki) ve KVK 32/C (asgari vergi kontrolü) maddelerinin ardışık uygulandığı üç katmanlı bir yapıya dönüşmüştür. Buna 02.08.2024 ve 16.06.2025 eşikleri eklendiğinde, tek beyannamede birden fazla hesaplama mantığı eş anlı işlemektedir.
Kamuoyunda dile getirilen “yatırım teşvikleri artık etkisiz hâle geldi” değerlendirmesi isabetli değildir. Doğru tespit şudur: 02.08.2024 öncesi belgeler asgari vergi karşısında korunmakta; bu tarihten sonraki belgelerde teşvikin fiilî etkisi önemli ölçüde daralmaktadır.
Tablo 4. İndirimli KV Hesaplaması — Üç Adımlı Süzgeç
| Adım | Kriter | Uygulanacak kural |
| 1. Yatırım Türü | Komple yeni mi, tevsi mi? | Komple: ayrı hesaplardan doğrudan kazanç tespiti. Tevsi: Ticari Kâr × (Tevsi Yatırım Tutarı ÷ Brüt Sabit Kıymet Toplamı); yalnızca yatırım kazancı doğduktan sonra. |
| 2. AKV Eşiği (32/C) | Belge 02.08.2024’ten önce mi? (2024 ve öncesi dönemlerde AKV zaten uygulanmaz.) | Öncesi: 32/A alınmayan vergi AKV’den mahsup edilir → korumalı. Sonrası: mahsup edilemez → %10 barajı devreye girer. Revize: oransal ayrıştırma. Süre uzatımı: koruma sürer. |
| 3. Kullanım Rejimi (32/A) | Başvuru 16.06.2025’ten önce mi? | Eski rejim: sınır = toplam katkı − kullanılan ve gerçekleşen harcama; 4 dönem / havuz kısıtı yok. Yeni rejim: hak edilen katkı + %50 havuz + 4 dönem + 10 dönem. |
Bu çok katmanlı yapı dikkate alınmadan, yalnızca yatırım harcaması üzerinden yapılacak düz bir hesaplama, ilerleyen yıllarda cezalı tarhiyat riskini kaçınılmaz kılacaktır. Belgenin tarihini nirengi noktası kabul ederek geçiş hükümlerini, havuzu, dört dönem sınırını ve asgari vergi mahsubunu eş anlı takip etmek artık uygulamacının temel sorumluluğudur. Mevcut belgelerde yapılacak revizelerin her iki eşiği nasıl tetikleyeceği ise özen gerektiren bir planlama meselesidir; revize kararı alınmadan önce bu etki mutlaka değerlendirilmelidir.
Yeni rejimde ayrıca iki takip hesabı birlikte yürütülmelidir: (i) indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap döneminden itibaren dört ve on yıllık süre sayaçları, (ii) her dönem itibarıyla hak edilen, fiilen kullanılan, matrah yetersizliği nedeniyle devreden ve yararlanma imkânı bulunduğu hâlde kullanılmayarak kaybedilen katkı tutarları. Bu ayrım yapılmadan yalnızca toplam kalan katkının izlenmesi, özellikle 7555’e tabi belgelerde hatalı sonuç doğurabilir.
Bu ek, metinde atıf yapılan düzenlemelerin ilgili kısımlarını, bir arada sunmak amacıyla hazırlanmıştır.
Birinci fıkra (kapsam ve temel kural). Finans ve sigortacılık sektörlerinde faaliyet gösteren kurumlar, iş ortaklıkları, taahhüt işleri, 4283 ve 3996 sayılı Kanunlar kapsamında yapılan yatırımlar ile rödovans sözleşmelerine bağlı yatırımlar hariç olmak üzere; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından teşvik belgesine bağlanan yatırımlardan elde edilen kazançlar, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren, yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar indirimli oranlar üzerinden kurumlar vergisine tabi tutulur.
İkinci fıkra (tanımlar ve endeksleme). Yatırıma katkı tutarı, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle tahsilinden vazgeçilen vergi yoluyla yatırımların Devletçe karşılanacak tutarını; bu tutarın yapılan toplam yatırıma bölünmesi suretiyle bulunacak oran ise yatırıma katkı oranını ifade eder. Ayrıca; yatırımın tamamlanması şartıyla, indirimli kurumlar vergisi uygulanmak suretiyle yararlanılan kısmı hariç olmak üzere kalan yatırıma katkı tutarı, yatırımın tamamlandığı hesap dönemini izleyen yıllarda Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre bu yıllar için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılarak dikkate alınır.
Üçüncü fıkranın (c) bendi — 7555 sayılı Kanunla değişik hâli (diğer faaliyet kazançları). “…hesaplanacak yatırıma katkı tutarına mahsuben, toplam yatırıma katkı tutarının Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenen oranını ve hak edilen yatırıma katkı tutarını geçmemek üzere; indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil dördüncü hesap döneminin sonuna kadar kurumun diğer faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına indirimli kurumlar vergisi uygulatmaya…” Cumhurbaşkanı yetkilidir.
Süre sınırı (7555). Yatırımlardan elde edilen kazançlara, yatırımın kısmen veya tamamen işletilmesine başlanılan hesap döneminden itibaren yatırıma katkı tutarına ulaşıncaya kadar, indirim hakkının kullanılabileceği ilk hesap dönemi dahil en fazla on hesap dönemi indirimli oran uygulanabilir.
Dördüncü fıkra (tevsi yatırımlarda oranlama). Tevsi yatırımlarda, elde edilen kazancın işletme bütünlüğü çerçevesinde ayrı hesaplarda izlenmek suretiyle tespit edilebilmesi hâlinde, indirimli oran bu kazanca uygulanır. Kazancın ayrı bir şekilde tespit edilememesi hâlinde ise indirimli oran uygulanacak kazanç, yapılan tevsi yatırım tutarının, dönem sonunda kurumun aktifine kayıtlı bulunan toplam sabit kıymet tutarına (devam eden yatırımlara ait tutarlar da dahil) oranlanması suretiyle belirlenir. Bu hesaplamada sabit kıymetler, yeniden değerlenmiş brüt değerleri ile dikkate alınır.
Geçiş (7555). 7555 sayılı Kanunla 32/A’da yapılan değişiklikler, 16/6/2025 tarihinden önce başvurusu yapılmış ve reddedilmemiş olanlar hariç olmak üzere, Kanunun yayım tarihi olan 24/7/2025 tarihinden itibaren alınan yatırım teşvik belgeleri için geçerlidir.
(1) 32 nci ve 32/A maddeleri hükümleri dikkate alınarak hesaplanan kurumlar vergisi, indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancının %10’undan az olamaz.
(2) Birinci fıkra kapsamında hesaplanacak vergiye ilişkin olarak, maddede sayılan istisna ve indirimler kurum kazancından düşülür (bkz. EK-3).
(3) Birinci fıkra kapsamında hesaplanan yurt içi asgari kurumlar vergisinden; a) 32 nci maddenin altıncı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca indirimli oran uygulaması nedeniyle alınmayan vergi ile, b) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce (2/8/2024) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından alınmış olan teşvik belgelerindeki yatırıma katkı tutarlarının kullanılması nedeniyle 32/A maddesi hükmüne istinaden ilgili hesap döneminde alınmayan vergi, indirilir ve ödenmesi gereken yurt içi asgari kurumlar vergisi belirlenir.
(4) Bu madde hükmü geçici vergi dönemleri için de uygulanır.
(5) İlk defa faaliyete başlayan kurumlar hakkında, faaliyete başlanılan hesap döneminden itibaren üç hesap dönemi boyunca bu madde hükümleri uygulanmaz.
(6) Bu maddede yer alan “indirim ve istisnalar düşülmeden önceki kurum kazancı” ibaresi, hesap dönemi sonundaki ticari bilanço kârına kanunen kabul edilmeyen giderlerin eklenmesiyle bulunan tutarı ifade eder.
Yürürlük. 32/C maddesi 2025 hesap dönemi kazançlarına uygulanmak üzere yürürlüğe girmiştir; ilk uygulama 2025/1. geçici vergi dönemi beyannamesidir. Özel hesap dönemi kullananlarda 2025 takvim yılında başlayan hesap dönemi esas alınır.
Düşülebilenler (kapsam dışı): iştirak kazançları istisnası (5/1-a); emisyon primi (5/1-ç); yatırım fon ve ortaklıklarının portföy işletmeciliği kazancı — taşınmaz kazançları hariç (5/1-d); risturn (5/1-i); sat-kirala-geri al (5/1-j); varlık kiralama (5/1-k); serbest bölge kazançları (3218 s.K.); teknoloji geliştirme bölgeleri kazançları (4691 s.K.); Ar-Ge ve tasarım indirimi (5746 s.K.; 10/1-a); girişim sermayesi fonu (10/1-g); korumalı işyeri indirimi (10/1-h); Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden doğan kazançlar.
Düşülemeyenler (kapsama giren): taşınmaz ve iştirak hissesi satış kazancı (5/1-e); yurt dışı iştirak ve şube kazançları (5/1-b, c, g); yurt dışı inşaat, onarım, montaj ve teknik hizmet kazançları (5/1-h); eğitim ve öğretim işletmeleri kazancı (5/1-ı); sınai mülkiyet hakları kazancı (5/B); kur korumalı mevduat kazançları (Geçici 14); nakdi sermaye artışı faiz indirimi (10/1-ı); sponsorluk, bağış ve yardımlar (10/1-b, c, ç, d, e, f); yurt dışına verilen yazılım, mühendislik, eğitim ve sağlık hizmetleri indirimi (10/1-ğ).
Süre uzatımı, belgenin kapsamını ve taahhüt edilen katkı tutarını değiştirmediğinden belgenin “eski belge” niteliğini bozmaz; mahsup hakkı devam eder.
Yatırım dönemi: yatırıma fiilen başlanıldığı tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin başından, tamamlama vizesi yapılması amacıyla Bakanlığa müracaat edilen tarihi içeren geçici vergilendirme döneminin son gününe kadar geçen süredir.
Enflasyon düzeltmesi yapmayan mükellefler, amortismana tabi iktisadi kıymetlerini (ve varsa birikmiş amortismanlarını) yeniden değerleme oranıyla değerleyebilirler. Değer artışı bilançonun pasifinde özel bir fon hesabında gösterilir; sonraki dönemlerde amortisman bu değerler üzerinden ayrılır. Bu işlem yeni bir yatırım harcaması niteliği taşımaz ve teşvik belgesindeki yatırım tutarını/katkı tutarını değiştirmez.
Not: Bu makale kişisel kanaatler içermektedir, kesinlik ifade etmez. Uygulamada her dosyanın kendi şartları içinde değerlendirilmesi gerektiği ve güncel mevzuata göre değişebilecek hususlar olabileceği dikkate alınmalıdır.