201512.02
0

Hisse Devir Kazancı ve Vergilendirmesi

Vergilendirme sırasında, iktisap bedeli, hisselerin elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere, Türkiye İstatistik Kurumu’nca belirlenen ÜFE endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. Endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması gerekir.

I-GERÇEK KİŞİLERİN 

A-LİMİTED ŞİRKETLERE AİT PAYLARI

Limited şirketlerde, hisse senedi ya da ilmühaber çıkartılamadığı için, şirket hissesi ne zaman satılırsa satılsın, bundan doğan kazanç  “değer artışı kazancı” olarak gelir vergisine tabi tutulur. (GVK- Mükerrer Mad. 80/4)

Vergilendirme sırasında, iktisap bedeli, hisselerin elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere, Türkiye İstatistik Kurumu’nca belirlenen ÜFE endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. Endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması gerekir. 

Elde edilen kazancın, (2015 Yılı için) 10.600 TL’ sı gelir vergisinden müstesnadır. Bu tutarı aşan kısım da gelir vergisine tabi tutulur.  

B-ANONİM ŞİRKETLERE AİT PAYLARI 

Hisse senetlerinden gelir elde etmenin diğer bir yolu ise elden çıkartmaktır. Diğer deyişle satıştır.

Borsa’ da işlem görenler hariç olmak üzere, Hisse senedinin elde edilişi ile elden çıkarılışı arasındaki fark Gelir Vergisi Kanunu’na göre “Değer Artış Kazancı” olarak Gelir Vergisine tabi tutulmaktadır. 

1 Ocak 2006 tarihinden itibaren iktisap edilen tam mükellef kurum hisse senetlerinin iki yıl içinde elden çıkarılması halinde elde edilen kazanç, değer artış kazancı olarak gelir vergisine tabi olacaktır. (GVK- Mükerrer Mad. 80/1)

İki yıl geçtikten sonra satılan hisse senetlerinin alım-satım kazancı ise vergi dışıdır. 

GVK-Mükerrer Madde 80: Değer Artışı Kazançları: 

Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.

1. (5281 sayılı Kanunun 27 nci maddesiyle 01.01.2006 tarihinden itibaren elde edilen gelirlere uygulanmak üzere değişen bent.) Yürürlük; 01.01.2006. 

İvazsız olarak iktisap edilenler ile tam mükellef kurumlara ait olan ve iki yıldan fazla süreyle elde tutulan hisse senetleri hariç, menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlanan kazançlar.

2. 70 inci maddenin birinci fıkrasının (5) numaralı bendinde yazılı hakların (ihtira beratları hariç) elden çıkarılmasından doğan kazançlar. 

3. Telif haklarının ve ihtira beratlarının müellifleri, mucitleri ve bunların kanunî mirasçıları dışında kalan kimseler tarafından elden çıkarılmasından doğan kazançlar. 

4. Ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan kazançlar.”

Anonim Şirket ortaklarının hisselerinin senede bağlanıp bağlanmamış olması vergilendirme açısından bu noktada önem arz etmektedir. 

Çünkü hisse senedi çıkarılmamış paylar, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80. maddesi 4. fıkrasına göre vergilendirilmekte ve ortaklık haklarının veya hisselerinin elden çıkarılmasından doğan değer artış kazancı olarak nitelenerek, iktisap tarihinden itibaren 2 yıllık sürenin geçmesi ile edinilen vergi muafiyeti yok olmaktadır. Diğer deyişle ne zaman satılırsa satılsın değer artış kazancı olarak vergilendirilecektir.

Bu hususu maddeler halinde özetlemek gerekirse; 

Hisse Senedi Bastırılmamışsa.

Hisse senedi veya ilmühaber yoksa Anonim Şirket ortağı, hissesini kaç yıl sonra ve kime satarsa satsın, bundan doğan kazanç “Değer artışı kazancı” olarak, gelir vergisine tabidir. (GVK Mükerrer Md. 80/4)

Vergilendirme sırasında, iktisap bedeli, hisselerin elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere, Türkiye İstatistik Kurumu’nca belirlenen ÜFE endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. Endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması gerekir. 

Elde edilen kazancın, (2015 Yılı için) 10.600 TL’ sı gelir vergisinden müstesnadır. Bu tutarı aşan kısım da gelir vergisine tabi tutulur.  

Hisse Senedi Bastırılmışsa.

İki yıldan fazla süre ile elde tutulan hisse senetlerinin, elden çıkartılmasından doğan kazanç, tutarı ne olursa olsun, gelir vergisine tabi değil. (GVK mükerrer Md. 80/1) 

İlmühaber Bastırılmışsa.

Geçici İlmühaberler de hisse senedi olarak kabul ediliyor. Bu nedenle, ilmühaberlerin elden çıkartılması da hisse senetlerinin elden çıkartılması gibi değerlendirilir. Görüldüğü gibi, hisse senedi bastırmamış olmanın doğuracağı bu sonuçtan “Geçici İlmühaber” çıkartılmak ve elden çıkarma işlemini bu ilmühaberlere dayanarak gerçekleştirmek suretiyle vergi avantajından yararlanmak da mümkündür.

KURUMLARIN BAŞKA ŞİRKETLERDEKİ PAYLARI

A- İstisna Oranı Ve Şartları

KVK’ nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde, taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançlara ilişkin istisna düzenlenmektedir. 

Bu bentte belirtilen koşulların sağlanması halinde, kurumların en az iki tam yıl süreyle aktiflerinde yer alan taşınmazlar ve iştirak hisseleri ile aynı süreyle sahip oldukları kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan haklarının satışından doğan kazançların %75’ lik kısmı kurumlar vergisinden istisna edilmektedir. 

Bu uygulamadaki “İştirak Hisseleri” deyimi, menkul değerler portföyüne dahil, hisse senetleri ile ortaklık paylarını ifade etmektedir. Bunlar, Anonim Şirketlerin ortaklık payları veya hisse senetleri (Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan yatırım ortaklıkları hisse senetleri dahil), Limited Şirketlere ait iştirak payları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları, iş ortaklıkları ile adi ortaklıklara ait ortaklık payları, kooperatiflere ait ortaklık payları olarak sıralanabilir.

Dolayısıyla hisse senedi veya ilmühaber bastırılmış olsun veya olmasın kanuni şartları taşıyan, yani iki tam yıl elde tutulan iştirak kazançları, kurumlar vergisi kapsamında düzenlenen %75 oranında iştirak hisseleri değer artışı kazançları istisnasından faydalanacaktır.

Bu istisna, satışın yapıldığı dönemde uygulanmakta ve satış kazancının istisnadan

Yararlanan kısmı satışın yapıldığı yılı izleyen beşinci yılın sonuna kadar pasifte özel bir fon hesabında tutulmaktadır. Ancak satış bedelinin, satışın yapıldığı yılı izleyen ikinci takvim yılının sonuna kadar tahsil edilmesi şarttır. 

Bu hususta, elde edilen değer artışı kazancının 5 yıl süre ile ortaklara dağıtılmaması gerekliliği de unutulmamalıdır.

B- İki Yıllık Sürenin Hesabı

Satın alma yoluyla edinilen iştirak hisseleri açısından elde etme tarihi, bu hisselerin devralındığı tarihtir.

Yeni şirket kuruluşu yahut mevcut şirkete sonradan nakdi veya ayni sermaye konulması suretiyle elde edilen hisselerin edinim tarihi, kuruluş veya sermaye artırımı işleminin tescil tarihidir.

İç kaynaktan sermayeye ilave suretiyle oluşan yeni hisselerin edinim tarihi, sermaye veya kâr yedeklerinin sermayeye ilavesi sonucu oluşan ve bedelsiz olarak ele geçen bu hisselerin, söz konusu bedelsiz hisse edinimine dayanak teşkil eden hisselerin edinim tarihidir.

Şirketlere yeni sermaye konulmasında mevcut ortakların rüçhan haklarını kullanmak suretiyle, artırılan sermayeyi temsil eden yeni hisselere,  nominal bedel ödeyerek sahip olmaları durumunda da, iç kaynaktan yapılan sermaye artırımlarında olduğu gibi yeni oluşan hisselerin edinim tarihi olarak, sermaye artışının tescil tarihi değil, rüçhan hakkına dayanak teşkil eden hisselerin edinim tarihidir.

Devir, tam ve kısmi bölünme hallerinde, devir veya bölünme suretiyle devralınan taşınmazlar, iştirak hisseleri, kurucu senetleri ve intifa senetleri ile rüçhan haklarının iktisap tarihi olarak, devir alınan veya bölünen kurumdaki iktisap tarihi esas alınacaktır. 

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19/2. maddesinde kurumların, bu madde kapsamındaki şartlar dahilinde yaptıkları nevi değişikliklerinin devir hükmünde olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla nevi değişikliğinde de devirde olduğu gibi yeni nev’e dönen şirkete ait hisselerin edinim tarihi olarak, nevi değişikliğinin tescil tarihi değil, nevi değiştirilen şirkete ait hisselerin bu şirket ortakları tarafından edinim tarihleri esas alınacaktır. 

KDV AÇISINDAN AVANTAJLAR.

A- Gerçek Kişilerin Hisselerini Veyahut Hisse Senetlerini Satmaları:

Gerçek kişilerin (Şahıs) hisse satışlarının KDV’nin konusuna girmediği açıktır. 

KDVK’ na göre, hisse senedi satış işlemi kural olarak KDV’ ye tabi değildir. KDV Kanunu’nun 17/4-g maddesinde, “Hisse Senedi” satışlarının, KDV’den müstesna olduğu açıkça belirtiliyor. (Geçici ilmühaber ile yapılan satışlar da hisse senedi olarak kabul edilir.)

“KDVK-17/4-g (Diğer İstisnalar): 

(6552 sayılı Kanunun 26 ıncı maddesiyle değişen ibare; Yürürlük 11.09.2014)

Külçe altın ve külçe gümüş teslimleri ile kıymetli taşların, 6.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununa göre Türkiye’de Kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsa üyeleri arasında el değiştirmesi. 

Döviz, para, damga pulu, değerli kâğıtlar, hisse senedi, (6111 Sayılı Kanunla değiştirilen ibare Yürürlük; 25.02.2011) tahvil, varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen kira sertifikaları…”

B- Kurumlar Vergisi Mükelleflerinin Hisse Satışı:

Kurumlar açısından esas önemli olan konu KDV avantajıdır. 

Kurumlar vergisi mükelleflerinde, hisse senedi ya da ilmühaber bastırılmışsa satış işlemine, iki yıllık aktifte kalma süresi aranmaksızın KDV istisnası uygulanır.

Hisse senedi veya ilmühaber yoksa satış iştirak hissesi satışı olarak değerlendirilecektir. 

İştirak hissesi, Limited şirketlere ait ortaklık payı, eshamlı komandit şirketlerin komanditer ortaklarına ait ortaklık payları, iş ortaklıkları, adi ortaklıklara ait ortaklık payları ve anonim şirketlerin hisse senedi veya ilmühabere bağlanmamış ortaklık paylarıdır.

Bu durumda KDV istisnası için iki tam yıl aktifte bulundurma şartı aranacaktır.

Tüzel kişilerin ellerinde bulundurduğu iştirak hisselerini edinim tarihinden itibaren iki yıl içerisinde satılması halinde, satış KDV’ye tabi olacaktır. Edinim tarihinden iki yıl sonra yapılan satışlarda ise KDV’ye tabi değildir. 

“KDVK md. 17/4-r (Diğer istisnalar)

(5615 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle değişen bent. Yürürlük: 04.04.2007.)

Kurumların aktifinde veya belediyeler ile il özel idarelerinin mülkiyetinde, en az iki tam yıl süreyle bulunan iştirak hisseleri ile;

(5793 sayılı Kanunun 13 üncü maddesiyle değişen ibare. Yürürlük; 06.08.2008.)

Taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler ile bankalara borçlu olanların ve kefillerinin borçlarına karşılık taşınmaz ve iştirak hisselerinin (müzayede mahallerinde yapılan satışlar dahil) bankalara devir ve teslimleri.”

KAYNAKLAR

5520 Sayılı Kurumlar vergisi Kanunu

5520 Sayılı K.V.K. 1 Nolu Genel Tebliği

3065 Sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu

3065 Sayılı K.D.V.K.  Uygulama Genel tebliği